Astım Nedir?Astım Tedavisi Nasıl yapılır?

Astım Nedir?Astım Tedavisi Nasıl yapılır?

5/2/2021

Astım Nedir?

Kişi ağzından ya da burnundan soluduğunda içeri alınan hava, soluk borusu (Trakea) boyunca aşağı doğru çekilir. Akciğerlerin olduğu bölgede soluk borusu, sağa ve sola ayrılır. Bu noktadan sonra akciğerlerde ağaç dalları gibi gittikçe incelen dallara ulaşan havada bulunan oksijen kana karıştırılarak, yaşam için gerekli olan doku ve organların oksijenlenmesi sağlanır. Bronş, trakeanın ikiye ayrıldığı bölüm ile akciğerler arasında kalan bölgeye verilen addır.

Ataklar hâlinde seyreden hastalık tetiklendiğinde hava yollarının şişmesine bağlı olarak etrafındaki kaslar baskılanır. Bu da solunum yoluyla akciğerlere alınan havanın giriş ve çıkışına engel olur. Akciğerlerdeki hava yolları ile bronşiyal tüpleri kronik olarak iltihaplanır. Dolayısıyla kişide nefes darlığı, hırıltılı solunum, öksürük ve göğüs sıkışması gibi belirtilere yol açar. Semptomlar ve belirtilerin şiddeti çoğunlukla kişiden kişiye farklılık gösterir. Farklı bir deyişle astım hastalığı bazı kişilerde hafif seyrederken bazı kişilerde oluşan ataklar, ölümcül derecede şiddetli olabilir. Genetik ve çevresel faktörlerden kaynaklandığı düşünülen astım, çoğunlukla çocukluk döneminde başlar.

Genellikle fiziksel aktivite, ev tozları, hava kirliliği ve sigara dumanı gibi etkenlerle tetiklenir. Astım, doğru tedavi yöntemleriyle kolaylıkla yönetilebilen bir hastalıktır. Tedavi edilmediğinde akciğerlerde kalıcı hasarlanmalara yol açan astım; büyüme geriliği, erken doğum ya da preeklampsi (gebelik zehirlenmesi) gibi istenmeyen pek çok farklı duruma yol açabilir.

Astım Neden Olur?

Hırıltılı solunum, öksürük, nefes darlığı ve göğüs sıkışması gibi belirtilere yol açan hastalık, hemen her yaş grubunda görülebilir. Ataklar hâlinde gelişen astım, ülkemizde yetişkinler arasında %7, çocuklar arasında ise %15 oranında görülür. Dünya genelinde yaklaşık 300 milyon kişiyi etkilediği düşünülen hastalık, ciddi bir halk sağlığı sorunudur. 

Kontrol altına alınmadığında kişinin yaşam kalitesinin düşmesine neden olur. Astım tedavisi ise astımı tamamen ortadan kaldırmaz. Farklı bir deyişle tedavide belirtilerin ortadan kaldırılması ve hastanın yaşam kalitesinin artırılması hedeflenir. Böylece kişi, astımı doğru bir şekilde kontrol altında tutabilir ve yaşamını sağlıklı bir şekilde sürdürebilir. Astımın tanı ve tedavi yöntemlerine geçmeden önce astımın ne olduğu iyi anlaşılmalıdır.

Astım, genetik ve çevresel etkenlerin bir araya gelmesiyle oluşan akciğer hastalığı olarak tanımlanabilir. Hava yollarında kızarıklık, şişlik ve daralmaya yol açarak solunum problemlerine yol açan astımın oluşum sebepleri kişiden kişiye farklılık gösterebilir. Astıma yol açan etkenlerin bir kısmı şu şekilde sıralanabilir:

Ailede astım öyküsünün bulunması,

Gebelik döneminde annenin sigara içmesi,

Gebelik döneminde annenin yetersiz beslenmesi,

Düşük doğum kilosuyla dünyaya gelmek,

Bebeklik döneminde alerjenlere maruz kalmak,

Bebeklik döneminde ağır solunum yolu hastalığı geçirmiş olmak,

Sıklıkla yoğun sigara dumanına maruz kalmak,

Toz ve kimyasal maddelere maruz kalınan mesleklerde çalışmak,

Obezite,

Hava kirliliğine ya da egzoz dumanına maruz kalmak.

Alerjik Astım Nedir?

Özellikle ilkbahar ve yaz mevsimlerinde görülen alerjik astım, en sık görülen astım türüdür. Alerjenlerin bir kısmı, bazı insanlarda yalnızca hapşırma, göz sulanması gibi semptomlara yol açarken bazı kişilerde astım atağına neden olabilir. Kadınlarda daha yaygın olarak görülmekle birlikte tüm toplumun yaklaşık olarak %25'ini etkileyen alerjik nezle, tedavi edilmediğinde alerjik astıma yol açabilir.

Alerjik olmayan astımla benzer belirtilere yol açan bu hastalıkta polen, toz, akarlar ve hayvan tüyleri gibi alerjik etkenler astımın tetiklenmesine yol açar. Farklı bir deyişle solunum yoluna giren alerjenler, bağışıklık sisteminin aşırı tepki vermesine neden olur. Solunum yollarının etrafındaki kasların kasılmasına yol açan bu durumun neticesinde hava yolları iltihaplanır.

Alerjen maddeler hemen her ortamda olduğu için kişinin, tetikleyicinin ne olduğunu keşfetmesi ve buna göre önlem alması gerekir. Alerjik astıma yol açan etkenlerin başında polenler yer alır. Hava kirliliği, sigara dumanı, kimyasal maddelerin oluşturduğu dumanlar, parfüm gibi güçlü kokular ve deri döküntüleri de alerjik astımın tetiklenmesine yol açabilir. Alerjik astımı olanlarda göğüs kaslarında gerilme, nefes alamamaya bağlı konuşma sıkıntısı, ciddi boyutta solunum alamama veya hırıltılı nefes gibi şikayetler oluşması durumunda acil tıbbi yardım alınması gerekebilir.

Astımı Tetikleyen Faktörler Nelerdir?

Kişide astımın tetiklemesine yol açan pek çok etken bulunur. Bu faktörler, sağlıklı kişilerde hiçbir belirtiye yol açmazken astım hastalarında öksürük, nefes darlığı, yeşil renkte balgam gibi semptomlara yol açar. Astımı tetikleyen faktörlerden bir kısmı şu şekilde sıralanabilir:

Yoğun fiziksel aktivite,

Soğuk hava,

Ani duygudurum değişimleri,

Stres,

Küf mantarları,

Polenler,

Ev tozu akarları,

Evcil hayvan tüy ve deri döküntüleri,

Sigara içmek ya da dumanına maruz kalmak,

Hava kirliliği,

Egzoz gazı,

Viral üst solunum yolu enfeksiyonları,

Koruyucu içeren bazı gıda ürünleri,

Bazı ilaç türleri.

Astım Tanısı Nasıl Koyulur?

Astım, karakteristik olarak ataklar hâlinde seyreden bir hastalıktır. Astıma bağlı şikayetler çoğunlukla sabaha karşı ortaya çıkar. Astım tanısı için uygulanan bir kan testi yoktur. Bu yüzden astım belirtileriyle hekime başvurulmasının ardından hekim, öncelikli olarak hastanın anamnezini alır. Ardından fizik muayene yaparak kişinin akciğerlerini dinler. Burun akıntısı ve genizde şişlik gibi yaygın astım belirtilerinin varlığını araştırır. Daha sonra astım testi olarak da bilinen solunum fonksiyon testleri yapılmasını talep eder. Öncelikle hastanın bilgisayara bağlı bir tüpün içinde kuvvetli bir şekilde soluması talep edilir.

Spirometri testi olarak bilinen bu testte, hastanın en fazla çabayla aldığı havanın miktarı ölçülür. Daha sonra hastanın solunum yolu kaslarının gevşemesi için hastaya solunum yolundan ilaç (Bronkodilatör, BD) verilir. Spirometri ile tekrar ölçüm yapılarak havanın miktarı ölçülür. Bazı durumlarda hekim, bronş provokasyon testleri yaparak, hastanın solunum yollarına farklı yoğunlukta alerjenler ya da ilaçlar verir. Ardından spirometri testi tekrarlanarak hasta değerlendirilir. Ayrıca diğer hastalıkların ekarte edilmesi için akciğer grafisi, alerji testi ve bronkoskopi gibi farklı testler de yapılabilir. Tüm verilerin ışığında kişiye astım tanısı koyulur.

Klasik Alerji Testi ve Frekans Tıbbı Diagnostik Test arasındaki fark nedir?

Genelde yapılan York testi de dahil birçok testte hastanın hiç kullanmadığı ya da maruz kalmadığı hatta hiç görmediği yiyecekler ya da maddeler çıkar . Oysa alerjenler kişinin rutin ve sürekli kullandığı kendi gıda çemberinde tükettiği ya da ortamında bulunduğu maddelerden oluşur. Ancak yıllar boyu bu alerjen maddeler ile duyarsızlaşan bağışıklık sistemi artık buna reaksiyon göstermez. Ama bağışıklık sistemini bozduğu için başka maddeler allerjen semptom oluşturur. Aslında asıl problem bağışıklık sistemini bozan gizli alerjenlerdir. Frekans tıbbı ya da biorezonans tedavisinde mutlaka ana alerjenler bulunur ve tedavi edilir.

Astımda en sık karşılaşılan ana alerjenler toz, polen, buğday, yumurta ve süt ürünleridir.

Frekans Tıbbıyla (Biorezonansla) Alerjen Maddeleri bulmak için özel bir Diagnostik Test Yöntemi kullanılır.

Frekans Tıbbı (Biorezonansla) yapılan testler oldukça gerçek ve güvenlidir. Kan testlerinden farklı olarak hücrenin alerjen maddeye karşı reaksiyonunu gösteren çok güvenilir bir testtir. Bu test icin kan alınmaz ve asla iğne kullanılmaz. Avuç içinde bulunan özel akupunktur noktalarına maddenin frekansının verilmesi ve buna karşı hücrenin ve bağışıklık sisteminin gerçek cevabını gösteren tekrarlanabilir bir testtir.

Burada ölçtüğümüz sadece allerjen madde değildir. Bağışıklık sisteminin maddeye karşı gösterdiği reaksiyonun frekansı da ölçülür. Bu da kişiye özgü tedavi programının temelini oluşturur.

Frekans Tıbbı tedavilerinde asla ilaç kullanılmaz. Tedavide alerjen maddenin diagnostik test ile bulunmuş frekansı kullanılır.

Tedavide hasta sadece rahatlama ve gevşeme hisseder.

Tedavinin yan etkisi var mıdır?

Frekans Tıbbı seanslarda asla bir yan etki yaratmaz.

Bize Ulaşın

Halkapınar Mahallesi 1202/2 Sokak Gıda Çarşısı İş Hanı No:31/816 İzmir